Mehmet Auf Kimdir?
Eğitimlerimiz
Eğitimlerden Örnekler
Informative Drama
Nedir, nasıldır?
Çalışmalarımız
Referanslarımız

Basında

Mehmet Auf

Haberler, bilgiler...
Kitaplar-Makaleler
Eğitim ve yönetim üzerine
Radyo
Radyo Programları
İletişim
Sorularınız için...

Ana Sayfa

 

Konu Para Harcamaya Gelince

İnsanlık ve para ilişkisi yüzyıllardır kafamızı meşgul ediyor. Konu parayı harcamaya gelince iki cinsiyet arasındaki çekişme bir kez daha ortaya çıkıyor.   Erkekler ve kadınlar hem harcarken hem de yatırım yaparken tamamıyla farklı davranırlar.

Kadınlar, çocukluklarından itibaren toplum tarafından etrafındakilere bakmak, büyütmek ve yaptıkları hareketlerin başkaları tarafından onaylanmasını bekleyerek kodlanmışlardır. Bu yüzden de parayı bir yaşam stili yaratıcı bir araç olarak algılamaktadırlar.  Parayı günlük hayatı daha kaliteli hale getirmek için harcarlar. Buna kısaca, “para şimdi varsa harcanır” diyebiliriz.

Erkekler ise, tamir etmek ve ihtiyaç duyulanları sağlamak üzere kodlanmışlardır.  Bu nedenle de, parayı hayattaki konumunu sağlamlaştıran bir değer olarak görmektedirler. Erkekler para harcamaktan çok yatırım yapmayı severler. Erkeklerin gözünde alışveriş bir istek veya keyif değil, zorunlu bir ihtiyaçtır.  Sonuç olarak, “ para bankada güzeldir” prensibine sıcak bakarlar.

Bu anlayışı kabul ettiğimiz an, kadınların günlük işler için harcadıkları paraların biz erkekler için neden çok az değer ifade ettiğini rahatlıkla algılayabiliriz. Kadının evin perdesine, yatağın örtüsüne, binbir makyaj malzemesine, aksesuarlara veya ayakkabıya nasıl olup da bu kadar rahat harcama yapabildiğini gözlerimize inanamayarak izleriz. Halbuki bunlara para harcanmasa emeklilik günleri için bankada çok daha fazla güvencemiz olmayacak mı, ileride başımıza gelecekler için  daha az endişe etmeyecek miyiz? Ne yani yoksa, yaşlandığımızda yatak örtümüz veya perdemiz bize daha iyi bakılmasını mı sağlayacak?   

Kadınların para harcarken neleri düşündüklerini gösteren ve yurtdışında yapılmasına rağmen son derece evrensel olan bir araştırmanın sonuçları biz erkeklere gerçekleri görmek için neredeyse projektör tutacak. Kadınların %36’sı kesinlikle ihtiyaçları olmadan , sadece içlerinden öyle geldiği için alışveriş yapabiliyorlar. %24’ü ise bırakın ihtiyacı sadece ucuzluk dönemi  olduğu için alışveriş yapıyor.  En vurucusu ise, sadece kutlama amaçlı yapılan alışverişin yüzdesi olan %31. Bir de, kadınların kendilerini iyi hissetmedikleri zaman yaptıkları alışverişler var ki,  yüzdesini ne siz soru ne ben söyleyeyim…

İçimizi rahatlatmalı mı yoksa daha da mı endişelenmeliyiz  emin değilim,  ama araştırmalar kadınların özellikle kendi şahsi ihtiyaçları için harcadıkları paralar için vicdan azabı duyduklarını gösteriyor. Bu vicdan azabı onların harcamalarını durduruyor mu? Hayır! Peki ne yapıyorlar? Harcamalarını eşlerinden ya da erkek arkadaşlarından  saklıyorlar. Nasıl?  Alışveriş tutarının tümünü  ya da büyük bir kısmını nakit ödeyerek,  kredi kartı ekstrelerinin eşlerinin eline geçmemesi için türlü yöntemler geliştirerek, ve daha tahmin bile edemeyeceğimiz binbir yaratıcı yöntem ile…Kendi parasını kazanan  kadınlar için bile durum değişmiyor. Dahası, bir kadının  dar gelirli olması da gerekmiyor. Her gelir grubu için bu durum geçerliliğini koruyor. Sonuç, dolabın en ücra köşelerine asılan yeni kıyafetler, kutuları arabanın bagajında bırakılan sonra itina ile yok edilen ayakkabı kutuları… Yeni mi, diye sorduğunuzda ise cevap basittir..`YoOo, bir ara almıştım`…

Erkekler için ise satın alma kararını vermek gerçekte beyinde bitirilen bir işlemdir. Parayı ileride harcamak üzere programlanmış erkek için, satın alma kararının verilmesinin tek şartı, alınacak ürünün aslında vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğu konusunda kendisini ikna etmesidir.  Bundan sonrası ise çorap söküğü gibi gelir, artık hız önemlidir. İstediğine bir an önce sahip olmak için ilk gördüğü yere giden erkek, fiyat konusunda da genelde fazla mesele çıkarmaz, alacağını alır ve içini rahatlatır.  Günlük hayatta bir kutu kola daha alayım mı, almayayım mı diye düşünen erkek, otomobil  almaya karar verdiğinde, ne demek olduğunu hala anlayamadığım “full’ün full’ü olsun” cümlesini rahatlıkla sarfedebilmektedir. Erkek bütçesini her aştığında, aslında yaptığı alışverişin bir yatırım olduğunu ve parasını asla boşa harcamadığını da iddia etmekten geri kalmayacaktır.

Bir de işin statü gösterme bölümü vardır. İtiraf etmeliyiz ki çoğu zaman sadece egomuzu tatmin etmek, başarılı olduğumuzun altını çizmek, bunu diğerlerine gösterebilmek için de alışveriş yaparız.  

Kadınların aksine, sürekli bir alışveriş zinciri için de olmasak da, yıl içinde yaptığımız bir kaç büyük harcama ile işi bitiririz. Tabii ki amaç sadece yatırımdır…Kimse üstümüze gelmesin…