Mehmet Auf Kimdir?
Eğitimlerimiz
Eğitimlerden Örnekler
Informative Drama
Nedir, nasıldır?
Çalışmalarımız
Referanslarımız

Basında

Mehmet Auf

Haberler, bilgiler...
Kitaplar-Makaleler
Eğitim ve yönetim üzerine
Radyo
Radyo Programları
İletişim
Sorularınız için...

Ana Sayfa

Zor İnsanlarla Başa Çıkılabilir mi?

Geleceğinizi etkileyecek çok önemli bir toplantının en kritik yerinde, katılımcılardan biri hazırladığınız sunum hakkında eleştiri sınırlarını aşan, sizi zor durumda bırakacak bir yorumda bulunuyor. İster istemez dikkatiniz dağılıyor ve performansınız düşüyor. Sizi acımasızca yaralayan bu kişinin sıklıkla aynı tutumu sergilediğini bilmenize rağmen dağılıyor ve kendinizi çaresiz hissediyorsunuz.

Ofiste hemen kimsenin anlaşamadığı ve ilişkisini sınırlı tutmaya çalıştığı bir çalışan var. Siz de olabildiğince kendisine uzak durmaya çalışıyorsunuz ama şanssızlık yakanızı bırakmıyor. Yöneticiniz sizi bu kişiyle ortak çalışmak zorunda olduğunuz bir proje için görevlendiriyor. Daha ilk günden ne kadar zorlanacağınızı düşünüp gerilmeye başlıyorsunuz.

Bahsettiğim örnekler hemen herkesin başından geçmiş ya da geçmektedir. İnsan ilişikleri doğal haliyle bile karmaşıktır. Hele bir de işin içinde “zor insanlar” varsa durum çok daha içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Ne yazık ki, kaçmaya çalışmak bir çözüm getirmiyor ve bu tarz zor insanlara başa çıkmak zorunda kalıyorsunuz.

 “Zor insanlarla başa çıkma”, Ne kadar ürkütücü ve sevimsiz bir konu değil mi? Aklımıza direk olarak bir yüzleşme, mücadele etme veya karşı karşıya gelme ihtimalini getiriyor. Eğer doğru yaklaşımlar kullanılmazsa  “zor” diye bahsi geçen insanlarla baş edebilmek gerçek bir baş ağrısı, iç sıkıntısı haline dönüşebiliyor.

Gerçekte durum bu kadar vahim değil. İşin çığırından çıkmasını önlemek, en azından durumu kontrol altına alabilmek için gayret sarf etmek mümkün. Eksiksiz ve her zaman garantili  olmasalar da, bahsedeceğimiz yöntemler genel kabul görmüş, başarı ihtimalini arttıran bazı yaklaşımlar olarak denenmeye değer. Öncelikle zor insan tanımının doğru yapılması gerekiyor.

Psikolojik bir rahatsızlığı olmayan  ancak iletişim kurmakta zorlandığımız hatta hiç kuramadığımız kişilerden bahsediyoruz.  Zor diye nitelendirilen insanların nasıl böyle kategorize edildiklerini düşündüğümüzde, bu sınıflandırmanın tamamen göreceli, kişiye göre değişen bir şekilde oluştuğunu gözlemleyebiliriz.

Herhangi birine zor gelen kişi, başka biri için kolaylıkla yönetilebilen birisidir. Bu durumda zorlukların, aslında davranışlardan kaynaklandığını söylemek yanlış olmaz.  Öyleyse, hangi davranış kalıplarının sıklıkla “zor” diye sınıflandırıldığına bakalım. Ukalalık edenler, yani bilgisi ve eğitim düzeyine göre kendini gerçekte olduğundan çok daha iyi görenler.  Öncelikleri belirlemekte zorlanan ve kendi isteklerini her konunun üzerinde görenler. Hata yaptıklarını kabul edemeyip, suçu kendi dışındaki her şeye atanlar.  Genel olarak her konuda kendini haklı görenler ve etrafındakileri kontrol altında tutmaya çalışanlar. Saygısızlar ve konumlarını kötüye kullananlar. Belki de hepsinden önemlisi, sizi dinlememekte ve anlamaya çalışmamakta ısrar edenler. Bahsi geçen davranışlar hepinize çok tanıdık geldi, öyle değil mi? Demek ki, hayatın bu gerçeğinin varlığını olduğu gibi kabul edip, durumu iyileştirmek için bir an evvel harekete geçmemizde yarar var.

Öncelikle, saldırgan davranışlar içindeki kişilere karşı sakin kalabilmek çok önemli. Unutmayın ki, hiçbir etki tepkisiz kalmaz. Bir başka deyişle ne kadar aşırı tepki verirseniz, o kadar geriye dönme olasılığını arttırırsınız. Sakin ama kendine güvenli olarak kendinizi ifade etmek uygulayabileceğiniz yöntemlerden biridir.  Her şeyi bildiğini düşünen kişilere karşı çıkmak ve bilgisi konusunda meydan okumak, karşınızdakinin zorluk derecesini arttırmaktan başka bir işe yaramayabilir. Bu kişilerin doğrularının ve yetkinliklerinin abartılmadan övülmesinde fayda vardır. Ancak zamanı geldiğinde yanlışlarını da ortaya çıkaracak sorulardan kaçınmayınız.   Genel olarak dünyaya olumsuz bakan, hiçbir şeyden memnun olmayan kişilerin çoğunda ciddi bir güven problemi gözlenmektedir. Hem karşısındakilere hem de kendilerine güvenememektedirler.  Bu güvensizliği gizlemek için de şikayetçi bir tutum benimseyebilirler.  Bu tip kişilerin mantıklı sayılabilecek şikayetlerini zaman zaman haklı bulun. Gereksiz yere tartışmalara girip vakit kaybetmeyin. Amacınız uzun dönemde güvenini kazanmak olsun.

Görüldüğü gibi amaç olabildiğince hızlı çözüme odaklanmak. Unutmayın ki, nefret ve kızgınlık ancak ve ancak var olan olumsuzluğu besler ve büyütür. Başka  bir işe yaramadığı gibi enerjinizi de yer bitirir.   Bütün bahsettiklerimize ilaveten ve her şeyden önemlisi, sizin iletişim kanallarınızı sürekli açık tutup, “zor bir insan” diye anılmamanız…