“Hayatta başarılı olmak” tam olarak tanımlanamamış oldukça göreceli kavramdır.

Kişileri “başarılı olmuş” diye tanımladığınızda; mutlaka birileri “efendim sizce başarı nedir, kişiye göre değişen bir durum değil midir? Neye ve kime göre başarı?” gibi bir sorgulama içine girebiliyor.

“Başarı Yolu” adlı bir radyo programı yapmıştım. Bir sohbet programı olarak olabildiğince net ve açık mesajları olan bir çalışmaydı. Programda başarı nedir diye hiç tartışmadık. Şu kadar konsantrasyon, şu kadar sevgi, şu kadar çok çalışma, bir tutam da hırs gibi bir formül arayışına girmedik. Onun yerine kendi kulvarında, kendi sektöründe, kendi mesleğinde öne çıkmış, kimilerini hemen herkesin tanıdığı, kimilerini ise hiç kimsenin duymadığı çok kıymetli bireylerle sadece sohbet ettik.

Kesin bir formül arayışında olmasak da, bu program sırasında konuklarımdan “başarı” konusunda çok şey öğrendim. Sohbetlerimiz dinleyicilerimizin de faydalanabileceği, bir çok mesaj içeriyordu. Örneğin, başarılı olmuş insanların kesinlikle ve kesinlikle uyguladıkları tek bir formül yoktu. Konukların ortak yanı, işlerini çok sevmeleri ve odaklanarak çalışmaları ve yenilgiyi asla kabul etmemeleriydi. Çoğunun başlangıç noktası, sanılanın aksine “sıfır” noktasıydı. Başka deyişle başarı basamaklarını tırmanmak için hiçbiri beşten, ondan, on beşten başlamamıştı. Oldukça zor sayılabilecek hayatları vardı. Hiçbirinin ulaşmaya çalıştığı ve gerçekleştirdiği hedefler kolay değildi. Başarma istekleri, başarısız olursam korkularından büyüktü. Hepsinin inancı vardı ve ümitlerini hiç kaybetmiyorlardı.

Başarı yolunda kişinin potansiyelini gerçekleştirmek adına çalışırken huzur duyması ve ümidini kaybetmemesi çok önemliydi. Belki de bütün bu hikayelerin sonunda alınması gereken mesajlardan en önemlisi buydu. Siz de lütfen ümidinizi hiçbir zaman yitirmeyin ve her daim yanınızda, sizinle birlikte yola devam etmesine izin verin.

(Hayatımız Senaryo)