Tahammül etmekte en zorlandığım kişiler, hayat oyununda genelde saha kenarında durup, çabalayan oyuncuları acımasızca eleştirenlerdir. Kendileri neredeyse hiçbir şey yapmazlar ama hiç kimseyi de beğenmezler.

Hareketsiz ve gerçekte çaresizdirler ama bunun bile farkında değildirler! Hareket edenlerin yanlışlarını ve eksiklerini bulmaya çalışırlar. Eee, ne demişler arayan bulur. Belki eleştirecek bir şeyler bulurlar ama hiçbir zaman hareket edenler kadar mutlu olamazlar.

Harekete geçen önündeki bütün engellere rağmen güçlüdür, en azından sahaya çıkacak cesareti göstermiştir. Elinden gelenin en iyisini yapar. Bazen düşer ama hep kalkar ve devam eder.

Bir gün saha kenarına baktığında onu eleştirenleri göremez çünkü çok geride kalmışlardır. Aslında onların yerini yenileri almıştır ama hikaye aynıdır, onlarda zamanla yok olup gideceklerdir, ciddiye almaya gerek yoktur.

Yıllardır kendisine gelen projeleri reddeden bir arkadaşım var. Bir projeye neden girilmeyeceğine dair bahaneler üretme konusunda uzmanlaşmıştı. Sonuç olarak yıllardır olduğun yerde duruyor. Geçenlerde tesadüfen görüştüğümüzde farkettim, o kadar atalete alışmış ki artık bahane bulmak için bile kendini yormuyor.