Üzerinde beni fazlasıyla düşündüren bir söz var. “Kişisel hedeflerin belirli değil ise, hayatta hep başkalarının hedefleri için çalışırsın.”

Bu söze “ve bir gün bunu fark edersen, kendi hedeflerinin peşinden koşmak için çok geç olabilir” diyerek bir ek yapayım.

Hedefleri belli olanlar, o hedeflere ulaşmak için hangi kaynaklara ihtiyaçları varsa, ki bu kaynakların içerisinde başka kişiler de vardır, onları verimli kullanarak yollarına devam ederler. Eğer hedefleri belli olan kişinin hedefi, hedefi belli olmayan kişiye de tesadüfen hizmet ederse ne ala, ama etmiyorsa hedefsiz kişi sadece ve sadece ona hizmet etmekle kalır.

Doğrusu hayatında hiç hedefi olmayan birini hayal etmekte zorlanıyorum. Düşünsenize sabah uyandığında ne yapacağını bilemeyen, kendine veya sevdiklerine hizmet etmeyen bir kişinin zamanla hayattan sıkılacağı, belki de mutsuz, huzursuz olacağı ve hayatıyla ilgili ne yapacağını bilemeyeceğini dile getirmek çok da haksız sayılmaz.

İş hayatında hedeflere ulaşmaya çalışmak size kişisel gelişim alanında da yarar sağlar. Süreç içerisinde eksiklerinizin farkına varıp kendinizi geliştirmek adına doğru adımlar atmayı seçebilirsiniz.

Ayrıca “şu andaki uğraşım beni hedefime götürebilecek en iyi, en doğru uğraş mı?” sorusunu sormak da bize yarar sağlayabilir. Eğer bu sorunun cevabı “hayır” ise değerli dostlar, fazlasıyla zaman kaybettiğimizi söyleyebiliriz. Bir an evvel cevabı “evet” olan bir uğraş bulma yönünde harekete geçmemiz lazım.

Ek olarak, hedeflediğiniz amaca ulaşmanın nasıl bir haz verdiğini de unutmayalım. İnanması güç ama, hedeflerinizin belli olmadığı zaman belki de çok büyük başarılar ve gelişimler kaydediyorsunuz ve farkına varmadan, tadını bile çıkarmadan devam ediyorsunuz.

Kabul edelim ki, hedeflerimizi belirlerken bazen yanlışlar da yapabiliyoruz. Zaman zaman zihinsel limitlerimizin farkında olmuyoruz ve gerçekçi olmayan hedeflerin peşinde koşarak mutsuz da olabiliyoruz. Fiziksel limitlerimizin fazlasıyla farkına varabilirken, zihnimizin de limiti olabileceğine inanmıyoruz. Her inananın, Nobel alacak bir kitap yazamayacağını, Oscar’ı kazanacak bir film yapamayacağını, ülkeyi yönetmeyeceğini veya Tanrı parçacığını bulamayacağını kabul etmekte zorlanıyoruz ve neyimiz eksik diyerek, gerçekçilikten uzaklaşıyoruz. Yanlış anlamayın lütfen, “siz yapamazsınız demiyorum, istisnasız herkes yapamaz” diyorum.

Gelin hedeflerimizi belirlerken kendimizi zorlayacak, geliştirecek hedefleri gerçekçi olarak seçelim ve ulaştığımızda da tadını çıkaralım.

Hedefi net olarak belli olmayan kişi, nereye koştuğunun farkında olmayan atlet gibidir. Bitiş çizgisini geçse bile anlamsızca koşmaya devam eder.

Hedeflere ulaşmak için harcadığınız çaba ve bu yolda kaydettiğiniz gelişim de en az o hedefe ulaşmak kadar zevkli olabilir.

Doğru hedefler belirleyebilmek için kişinin zihinsel limitlerinin ve yetkinliklerinin de farkında olmasında yarar vardır.

(Hayatımız Senaryo)