Konumuz, kişilerin kendi bilgileri dışında, farkında olmadan veya istemedikleri hâlde etkilenmesi veya yönlendirilmesi. Bu sürece ‘kirli ikna’ da diyebiliriz. Amacım, hiç olmazsa neye maruz kaldığımızın farkına varma ve gücümüz yettiğince mücadele etme konusunda gelişime destek verebilmek için bilgi paylaşımı.

Kirli ikna yöntemleri arasında en üst sıralara ‘Suçlama, suçlu hissettirme’ yi koyabiliriz. ‘Bunu nasıl söylersin?’, ‘Bana nasıl güvenmezsin?’, ‘Demek seni hiç tanımamışım…’ gibi suçlamaların geçerlilikleri olmasa bile, bizi iyi hissettirmeyecekleri aşikar.

‘Gözünü korkutma’ da, her yaşta kullanımı yaygın yöntemlerden biridir. ‘Ne oldu, beceremeyecek misin?’, ‘Hadi artık bir karar verin, verebilirseniz tabii..’, ‘Sen bilirsin!’ gibi yaklaşımlarla ‘aba altından sopa gösterilmekte’ ve maruz kalan kişiler mutsuz olmaya mahkum edilmektedir.

‘Ego şişirmek’ ise, görüntüde daha az zararlı gibi olsa bile, gerçek olmayan iddialar içerdiği ve samimiyetsizce yapıldığı sürece kötü niyet içermesi kuvvetle muhtemeldir. ‘İnanılmaz zeki bir insan olduğunuz belli, sizden kaçmaz yani…’, ‘Konuyu sizden daha iyi bilen kimse yoktur eminim…’

‘Kaybetme korkusu’ ise birçok insanın asırlardır baş etmeye çalıştığı, kişiyi hareketsiz bırakan ve sonunda da çoğunlukla pişman eden bir korkudur. Yöntem olarak kullanıldığında ise, ‘Bunu yapmazsanız, diğerlerini de kaybedebilirsiniz’, ‘Böylesine bir teklifi bir daha bulamazsınız.’ , ‘Bu senin son şansın gibi görünüyor, ona göre…’ gibi cümlelerle iç sıkma konusunda iddialı bir yöntemdir.

Çoğunlukla olumlu bir özellik olarak sunulan ‘meraklı olmak’, konu, yer ve zamana göre insanın kirli yollardan ikna edilmesi ile sonuçlanabilir. ‘Amaaan ne olacak canım, bir kere gelmedik mi dünyaya’, ‘Denemeden bilemezsin ki…’, ‘Gör bak çok eğlenceli olacak…’

Çoğumuz sevilmeyi çok seviyoruz. Etrafımızdakilerin bizi sevmelerinin değerimizi arttırdığına inanıyoruz. Bunu bilen bazı kötü niyetliler ise, ‘Aaaa bunu senden hiç beklemezdim, çok hayal kırıklığına uğradım’,  ‘herkes çok üzülecek, nasıl kabul etmezsin?’,  gibi klişelerle ‘kabul görmeme’ korkusunu içinize yerleştirip istemediklerinizi yapmanıza neden olabilecektir.

En acımazsız, en çok suistimal edilen yöntemlerden birini sona sakladım. ‘Eğer beni gerçekten sevseydin, böyle bir soru sormazdın.’, ‘Hadi ama beni sevdiğini ispat etmek için çok güzel bir fırsat değil mi?’, ‘Şimdi beni gerçekten sevip sevmediğini anlarız’. Sevgi gibi tertemiz, içten, belki de gezegeni kurtaracak bir duyguyu utanmadan alıp ‘sevgi ölçme testi’  olarak kullanmak sureti ile manipülasyona alet edenlerin sayısı hiç de az değil öyle değil mi?

Yukarıdaki manipülasyon araçlarına maruz kalmaktan tamamen kurtulmak, steril kalmak veya kirli ikna ile samimiyeti kesin olarak ayıracak bir yöntem benim bildiğim kadarıyla henüz bulunmadı. Yine de, olabildiğince dikkatli dinlemek, satır aralarını ve alt metinleri anlamaya çalışmak, karar vermek için acele etmemek, konu ile ilgili daha çok bilgi toplamaya çalışmak, duygunuzu tanımak ‘kirli ikna zararlısı’ ile mücadelede size yardımcı olabilir.

Sözün özü: Gaza gelmeyin!